Mostbet, müşterilerine futbol, ​​basketbol, ​​tenis, hokey, boks gibi çeşitli spor dallarına bahis yapma ve ayrıca çevrimiçi casinolarda şanslarını deneme fırsatı sunan, Türkiye'deki bir çevrimiçi bahis şirketidir. Ayrıca şirket, müşterilerine karlı bonuslar ve Mostbet promosyon kodları, ücretsiz bahisler, bedava çevirmelerin yanı sıra web sitesi ve mobil uygulamanın kullanışlı bir arayüzünü sunmaktadır.

Abdallık geleneği nedir?

Abdallık geleneği nedir? Abdallar nasıl kişilerdir, Abdal topluluğu günümüzde var mıdır ve varsa nerededir? Bu gibi soruların tümüne Abdallık geleneği nedir? sorusu altında bu yazımızda cevap veriyoruz.

Abdallık geleneği nedir?

Müzik, ilkel sayılan kavimlerden günümüzün modern toplumlarına gelene kadar, her çağ ve coğrafyada, insan hayatının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Müzikle ilgili arayışlar, birçok toplumda farklı müzik gruplarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. (Duygulu 1997: 108-121). Profesyonel olarak müzikle uğraşan bu gruplar, Kırşehir’de “abdal” olarak bilinir ve ünleri çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Müzisyen “abdal toplulukları”, müziği bir meslek olmaktan çok, hayatın ayrılmaz bir parçası hatta kendisi olarak benimsemişlerdir. 

Abdal olarak isimlendirilen bu toplulukların ortaya çıkışı ve tarih içerisindeki fonksiyonlarını ele alan birçok çalışma yapılmıştır. Fuat Köprülü, abdal topluluklarının tasavvuf, din tarihi, edebiyat ve etnografya bakımlarından ayrı ayrı incelenmesinin önemine işaret eder. (Köprülü 1989: 362-417). Abdal terimi, tasavvuf çevrelerinde, “Dünya ilgilerinden kurtularak kendisini Allah yoluna adayan ve ‘ricâlü’l gayb [her devirde olan fakat görülmeyen ve Allah’ın emirlerine göre insanları idareye çalışan mübarek kimseler]’ diye adlandırılan evliya zümresi içinde yer alan sûfî veya eren.” (Uludağ 1988: 59), kimseleri karşılamak için kullanılmıştır.

Abdallar nasıl kişilerdir?

Tasavvufi kaynaklara göre abdallar, “Saç ve sakalları birbirine karışmış, solgun yüzlü, hareketsiz, işsiz güçsüz, çocuksuz, yeryüzünde tek bir dikili ağacı bile bulunmayan ve yalnızca kendilerine gösterilen hedefe ulaşmak için katılacakları yarınki yarışa bugünden idman yaparak hazırlanan kişiler.” (Uludağ 1988: 59), olarak tanımlanmaktadır. Bunlar, ermiş sıfatını sadece çok oruç tutup namaz kılarak değil gönül zenginliği, kalp temizliği ve insanlara yardıma çalışarak almışlardır.

Abdal Tabiri

Abdal tabiri, XIV. yüzyıldan öncesine ait bazı İran kaynaklı edebi eserlerde “derviş” manasında kullanılmıştır. Elvan Çelebi’nin Menâkıbu’l-Kudsiyye adlı eserinde de Baba İlyas’ın müritlerinin “abdal” lakabıyla anıldığı görülmektedir. (Ocak 1992: 86). XV. yüzyıl tarihçilerinden Âşıkpaşazâde, kendi adıyla anılan tarihinde, o zamanlarda Anadolu’da misafir ve seyyah olarak nitelendirilen dört tayfadan bahseder: “Anadolu Gazileri”, “Anadolu Ahıları”, “Anadolu Abdalları” ve “Anadolu Bacıları”. Âşıkpaşazâde, diğerlerinde olduğu gibi üçüncü sırada saydığı “Anadolu Abdalları” hakkında da bir açıklamada bulunmaz (Aşıkpaşaoğlu Tarihi 1985: 195).

Horasan Erenleri

Zaman zaman “Horasan Erenleri” olarak da anılan bu zümrelerin -ki o dönemde ailesi, belli bir yeri yurdu olmayan bekâr gençlerden oluşan bir topluluk olarak tanımlanmaktadır- Osmanlı’nın kuruluşu aşamasında Anadolu’ya dışarıdan gelip yerleştikleri; Bizans’la devamlı mücadele halinde olan Osmanlı Beyliği’ne birçok savaşta yardımcı oldukları; bu hizmetleri karşılığında da bizzat fethettikleri bazı bölgelerin kendileri ve müritlerine bağışlandığı bilinmektedir. (Ocak 1992: 88-89). Bu Abdal gruplarının o dönem için “bugünkü anladığımız manada klasik Sünnilikten farklı bir İslam anlayışına (heterodoks popüler bir İslam) sahip” (Ocak 1992: 90). olmalarından dolayı halk arasında “akîdeleri bozuk serseri dervişler” olarak büyük bir ün kazandıkları bilinmektedir. Böylelikle “abdal” terimine yüklenen tasavvufi anlam değişmiş, abdal tabiri “serseri, dilenci derviş” gibi manalarda kullanılmaya başlanmıştır. (Köprülü 1988:1/61).

Babai İsyanı

Abdalların, XIII. yüzyılda Babai isyanına bir şekilde katıldıkları, isyanın kanlı bir şekilde bastırılmasından sonra yukarıda değinildiği üzere Osmanlı Beyliğine savaşçı, gezgin-derviş olarak dâhil oldukları; o dönemde yaygın olan Kalenderi, Vefâî ve Haydarî (Bektaşi) tarikatlarında kendilerine çok rahat yer buldukları söylenebilir. XVII. yüzyıla gelindiğinde Bektaşiliğin Anadolu’daki diğer “Râfizî” gruplarla birlikte abdalları da bünyesinde erittiği; XVIII. yüzyılda “Bektaşi abdalları” tabirinin yaygınlaştığı hatta “abdal” tabirinin “Bektaşi” tabiri ile eş anlamlı kullanıldığı görülmektedir. Durum böyle olmakla birlikte abdal topluluklarından bazılarının şehir Bektaşiliğine katılmayarak çoğunlukla köylerde yaşayan heteredoks Alevi zümrelerine dâhil oldukları, bir kısmının cemaat (secte) halinde Anadolu’nun çeşitli yerlerinde köyler kurarak yaşadıkları, bir kısmının ise Kızılbaş obaları şeklinde konar-göçer bir hayatı tercih ettiklerini söylemek mümkündür. (Köprülü 1988:1/62).

Yazılı kaynaklarda kayda geçirildikleri XIII. yüzyıldan XX. yüzyılın başlarına kadar Kalenderi, Hayderi, Cavlaki, Torlak veIşık gibi heteredoks İslam zümrelerinin içinde yer alan abdallar, dâhil oldukları gruplarla birlikte tanımlanmış ve tasvir edilmişlerdir.

Günümüzde Abdal toplulukları nerededir?

Günümüzde abdal toplulukları ağırlıklı olarak Kırşehir, Mersin-Silifke, Afyon-Sultandağı ve Emirdağ, Antalya, Adana, Gaziantep, Yozgat, Tokat, Çorum, Konya, Kayseri, Sivas, Malatya, Karaman, Isparta, Denizli ve Amasya’da yaşamaktadırlar. Son dönemlerde İzmir, Aydın ve Manisa taraflarına yapılan göçlerle bu yerleşim yerlerinde de abdal yaşam alanları oluşmuştur.

Orta Anadolu’da abdalların, kendilerine özgü sosyal, kültürel, dinsel ve ekonomik tutum ve davranışlarının tipik olarak gözlemleneceği en önemli merkez Kırşehir’dir. Kırşehir’de yaşayan abdallarla Kaman, Kırıkkale merkez ve Keskin, Nevşehir-Hacıbektaş, Ankara-Polatlı, Gölbaşı Soğulcak Köyüne Haymana’da yaşayan abdallar arasında geçmişe dayanan bir ilişki vardır. (Gürsoy 2006: 9-10). Günümüzde Kırşehir abdalları, merkezde Bağbaşı ve Âşıkpaşa mahalleleri ile Kaman ilçesinde belli bir nüfus yoğunluğuna sahip olarak yaşamaktadırlar. “Çevre illerle birlikte yoğun bir Türkmen nüfusunu bünyesinde barındıran Kırşehir, bu göçebe Türkmen aşiretlerinin Orta Asya’dan getirdikleri saf şiir ve müzik kültürünün” (Tokel2004:15). abdallar vasıtasıyla yaşatıldığı en önemli merkezlerinden biridir.

Kırşehir abdalları arasından neşet eden (doğan) Neşet Ertaş’ın bir ses ve saz ustası olarak ününün Türkiye sınırlarını aşması, hem bilim çevrelerinde hem de medya organlarında abdallara karşı büyük bir ilginin oluşmasını sağlamıştır. Bu ilgi, abdallar ve icra ettikleri müzik türü ve sürdürdükleri sıra dışı yaşam tarzı nedeniyle Kırşehir’i sıklıkla ülke gündemine taşımıştır. Neşet Ertaş’ın uzun yıllar gurbette yaşaması, abdallar üzerine yapılan çalışmalarda Kırşehir’de yaşayan diğer abdalların her birini de birer kaynak şahıs durumuna getirmiştir. (Erkan 2009:232-255).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Stranded Deep sistem gereksinimleri nedir?

Sonraki Yazı

En iyi laptop tavsiyeleri!

İlgili Yazılar
mamamoo dağıldı mı
Daha Fazla Oku

Mamamoo dağıldı mı?

Mamamoo dağıldı mı? Hayranlarını üzecek bir haber gelmedi. Ancak alınan bilgilere göre yakın bir zamanda sözleşmeleri bitecek olan…
Daha Fazla Oku

İlyas Tetik nasıl öldü?

Keman virtüözü ve besteci İlyas Tetik, geçtiğimiz günlerde sevenlerini ve sanat dünyasını şok ederek yaşamına son vererek, Tarabya’daki…