Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, başta İstiklal Marşı’mız olmak üzere birçok önemli eserin sahibi. 27 Aralık 1936 tarihinde kendisini kaybettik. İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un bilinmeyen yönleriyle 7 maddede hayat hikayesi…

7. Gerçek adı “Ragif”

Şairimiz 20 Aralık 1873 yılında İstabul Fatih’in Sarıgüzel semtinde dünyaya geldi.
Babası Fatih Medresesi müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi. Annesi Emine Cemile Hanım ise Buharalı Mehmet Efendi’nin kızı.

Mehmet Akif Ersoy’a babası, ebced hesabıyla doğum tarihini belirten “Ragif” adını verdi (hicri 1290). Vefatına kadar onu bu adla çağırdı. Ancak annesi ve yakın çevresi, daha bilinen bir ad olan “Akif”i kullandılar.

6. Çanakkale Bayramiç nüfusuna kayıtlı.

1873 yılında İstabul Fatih’in Sarıgüzel semtinde dünyaya geldi. Lakin Çanakkale Bayramiç nüfusuna kayıtlıdır.

5. Ziraat Müfettişi ve Baytar

İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Ersoy dedesin hakkında konuştu: “Dedem, ortaokula başladığı zaman kaybetmiş babasını. Çabuk iş imkânı bulabilmek için yeni açılmış Halkalı Ziraat Mektebi’ne geçiyor. Burada iki senesi yatılı olmak üzere toplam dört sene okuyor ve okulu birincilikle bitiriyor. Bunu çoğu insan bilmez; ziraat müfettişi ve baytar olarak hayata 750 kuruş maaşla atılır. “

4. Para ödülünü kabul etmedi.

Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey, Hasan Basri Bey’e rica ederek Akif’i ulusal marşı yazmaya ikna eder. Mehmet Akif, 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına, “para ödülü almamak” koşuluyla katılmayı kabul eder. Orduya ithaf ettiği şiiri, 12 Mart 1921 günü milli marş olarak kabul edilir. Ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer (Kızılay) bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l-Mesâi Vakfına (İş Evi) bağışladı.

Hilal-i Ahmer (Kızılay)

3. Çanakkale Destanı Şiiri’ni yazdı.

İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Ersoy’un konuşmasından kesit: “Dedem Berlin’den beri hep Çanakkale’yi merak eder. Çünkü bu süreçte Çanakkale’de müthiş bir savaş var ve kaybedilirse her şey gidecek. Nihayetinde Necid Çöllerinde El-Muazzama diye bir istasyonda Çanakkale’nin geçilemediği haberini alır. Sabaha kadar bir ahıra çekilir, şükür namazı kılarak Allah’a dua eder; “Allah’ım emanetini şu destanı yazmadan alma” diye. Sabah Çanakkale Destanı şiiri bitmiştir.

2. Son röportajı…

1936 yılında Yedigün Dergisi’nde Mehmet Akif ile yapılan son röportaj’da milli şairimiz vatan hasret çektiğini anlatıyor. “Özledin mi bizi üstad?” sorusuna “Özlemek mi oğlum… Özlemek mi?… Mısır’dan üç gecede geldim… Bu üç gece otuz asır kadar uzun sürdü… Orada on bir yıl kaldım… Fakat bir an oldu ki on bir gün daha kalsam çıldırırdım…” cevabını veriyor.

Mehmet Akif Ersoy’un Son Röportajı

1. Sözleşmeyi feshetti.

1923 yılında Ankara’dan İstanbul’a dönen Mehmet Akif Abbas Halim Paşanın daveti üzerine kışı geçirmek üzere Mısır’a gitti. 1926 yılına kadar kışları Mısır’da geçiren Mehmet Akif’e 1925 yılında Türkiye’ye döndüğünde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Kur’an’ın Türkçeye tercümesi teklifi yapıldı.  Uzun süre bu teklifi reddeden Mehmet Akif ısrarlar karşısında kabul etti. 6-7 yıl kadar üzerine çalışma yaptı. Ancak 1932 yılı Ramazanında teravih namazından sonra Kur’an yerine Türkçe tercüme okunması kendisinde yapacağı tercümenin Kur’an yerine okutulma endişesini doğurdu. Bu endişe üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı ile yapmış olduğu sözleşmeyi feshetti. 

Mısır’dan hasta ve yorgun olarak dönen ve Abbas Halim Paşa’ya ait Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nın dördüncü katındaki dairede kalan Ersoy, 27 Aralık 1936’da hayata gözlerini yumdu.

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği kabri, Edirnekapı Şehitliği’nde bulunuyor.

Bonus:

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Eserleri:

  • Safahat (1911)
  • Süleymaniye Kürsüsünde (1912)
  • Hakkın Sesleri (1913)
  • Fatih Kürsüsünde (1914)
  • Hatıralar (1917)
  • Asım (1924)
  • Gölgeler (1933)